|
|
» İLÇEMİZ KARACASU |
 |
Derinin, demirin, hamurun, çamurun ve mermerin hayat bulduğu ilçe Karacasu…
Karacasu hemen her yerde, her platformda bu sloganını kullanmaktadır. Bu slogan
bölgenin ekonomik faaliyetlerini, yöresel zenginliklerini özetlemektedir.
Çamurun hayat bulduğu çömlekçilik, deriyi işleyen tabakhanecilik, demirin bıçak,
balta, orak olduğu demircilik, hamurun lezzet bulduğu pidecilik en önemli
yöresel ekonomik faaliyetlerimizdir.
|
|
İlçe, Menderes Ovası’na açılan Dandalaz Vadisi’nde, Karıncalıdağ’ın eteklerinde
yer alır. 6000 yıllık tarihi olan ilçemizin Belediyesi 1867 tarihinde
oluşturulmuştur. Yukarıda saydığımız faaliyetlerin yanı sıra ilçemizde, tarım da
önemli bir ekonomik koldur. Tarım ürünü olarak elma, zeytin, tütün ve nar bolca
yetiştirilir. İlçemizde kalitesi yüksek ve içinde yabancı madde barındırmayan
zeytinyağı da son yıllarda bolca üretimi yapılan bir ürün olmuştur. İlçemizdeki
tarımın dikkat çekici önemli bir özelliği tarım ürünlerinin doğal kaynak
sularıyla ve fazla zirai ilaç kullanılmadan yetiştirilmesidir.
Karacasu, Oğuz Han’ın torunlarından oluşan 24 kabilenin Anadolu’ya gelip
yerleşmesi ile oluşmuştur. Bu 24 kabileden Dağhan Sülalesi’ne mensup Yazırh Boyu
ilçemiz topraklarına yerleşmiştir. Karacasu’yun adının nereden geldiğine dair
çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan en bilineni Kanuni Sultan Süleyman’ın bir
sefer dönüşü bu bölgede mola vermesine ilişkindir. Rivayete göre, Kanuni’nin
askerleri ile birlikte yörelerine geleceğini duyan halk, hazırlıklara başlar.
Çok iyi hazırlanırlar. Kanuni ve askerleri seferden çok aç, uykusuz ve susuz
olarak gelir. Halk kıştan kalma kar suları ile onların susuzluğunu giderir. BU
karlı su askerin çok hoşuna gider ve burayı “karlı su “ olarak anmaya başlarlar.
Ve yörenin adı zamanla “karacasu” olarak biçimlenir.
|
|
|
|
|